Issız Düşler'ime Hoşgeldiniz!
Issız Düşler'ime Hoşgeldiniz!Ben WiLd KiTtY. Kısaca KiTtY :) Buranın Sahibesiyim! Lütfen yorum yapmadan geçmeyin! İyi eğlenceler dilerim! Başka ne diyebilirim! :)
28 Haziran 2011 Salı
"Vampir Mührü" 2. Bölüm " Düğün "
Bir saat sonra, çayırlık bir yere varmıştık. Çayır ortasında bir nikah masası vardı. Üzerine beyaz örtü serilmiş, üstüne gül yaprakları dökülmüş ve heryere papatyalar konulmuştu. Kurt durdu. Bizi indirdi. Biz Sally ile zaten yeterince şaşkındık, bunlara bir anlam veremiyorduk. Zaten düğünden kaçmamış mıydık? Şimdi neden düğüne gelmiştik? Kim evleniyordu? Bir an gözlerim Marianna'a kaydı. Şimdi oda en az bizim kadar şaşkındı. Elleri ile ağzını kapadı ve ağlamaya başladı. Hemen arkasını dönüp kurda sarıldı. Kurt, koşup çalılara gitti. Marianna, arkasından " Çabuk dön." diye bağırdı. Yeni fark etmiştim ki orada bizim dışımızda dört kişi daha bekliyordu. İlk gözüme çarpan, bir anda kızarıp yere bakan kahverengi saçlı bir çocuktu. Bir diğeri siyah saçlı ve oldukça kaslıydı. Saçları çok kısaydı. Hemen orada onun yanında beyazlar giymiş, en az Marianna kadar güzel duran kısa saçlı bir kız bekliyordu. Yarım gülümsüyordu. En uzakta duran bir çocuk vardı. Siyah saçlı ve siyah gözlüydü. Siyah bir takım giymişti, üstelik teni de buradaki diğer herkes gibi yaprak kurusuydu. Onu görmek neredeyse imkansızdı. İlgisizce yere bakıyordu. Sıkılmış gibiydi. Sonra kafasını kaldırıp bana baktı. O an göz göze geldik ve bana tanımlayamadığım bir ifadeyle baktı. Sanki... Sanki büyülenmiş gibiydi... Ve sonra bilmediğim bir nedenden dolayı herkez önce ona sonrada bana baktı. Tuhaf birşeyler olduğunu anladım. Ama Sally ve Marianna, bunların farkında değildi. Marianna koşarak kısa saçlı kıza sarıldı. " Leah." diye ciyakladı. O sırada Sally de şaşkınlığı atmıştı. Hemen Marianna'nın yanına koşturup " İnanamıyorum!" diye bağırdı. Bütün parçalar kafamdaki yerlerine oturdu. Marianna son haftalarda çok mutluydu. Başına harika birşeyin geldiğini ama bunu henüz bize söylemeye izni olmadığını söylemişti. Demek buydu. Marianna, kurtlarla tanışmıştı! Ve şimdi de biriyle evleniyordu! AH! Hemde Jacob Black ile! Hemen yanına gittim. Benim geldiğimi ve suratımdaki ifadeyi fark etmişti. Bana bakıp anlamlı anlamlı gülümsedi. " Bu yaptığın en manyakça şey!" dedim. O da sevinçle kafasını salladı. " Biliyorum!" diye bağırdı. Çok mutlu olmuştum. Üçümüzünde gözlerinden yaşlar geliyordu. Sevinç içinde zıplamaya başladık. Çocuk gibiydik. O sırada tüm kurtlar - artık kurtkar diyebilirdim.- bize bakıp alaylı kahkahalar attılar. Leah bile güldü. Marianna bizi kaslı çocuğun yanına doğru çekiştirdi. Eliyle çocuğu gösterip " Bu Quil. Onu zaten tanıyorsunuz." deyip göz kırptı. Tabii ki hepsini tanıyorduk. Quil " Ne haber kızlar?" deyip el salladı. Maria sonrada bizi yüzü kızaran çocukla geldiğimden beri bana bakan çocuğun yanına çekiştirdi. " Pekala, kızlar. Bunlarda Seth ve Embry." İlk yüzü kızaran çocuğu, sonrada bana bakan çocuğu gösterdi. Çocuk hiç utanmadan hala bana bakıyordu. Yüzü kızaran çocuk, Seth, Sally'e elini uzattı. " Merhaba, ben Seth. Mary sizden çok bahsetti." Sally elini uzattığı sırada, Seth hızlı davranıp Sally'nin elini kavradı. Nazikçe dudaklarına götürüp öptü. Sally, kıpkırmızı oldu ve hemen elini çekti. Seth hınzır bir ifadeyle bakıyordu. Çocuğun hala bakıyor olduğunu fark ettim. O da bana elini uzattı. Dişlerimi gösterip sırıttım. " Seth gibi olacaksa, kalsın teşekkürler." Seth kıpkırmızı oldu. Çocuk, Embry, sırıttı. Hala inatla elini uzatıyordu. Gözlerimi devirip elimi uzattım. Yavaşça aynı Seth gibi elimi dudaklarına götürüp, öptü. Birden irkildim. Dudakları çok sıcaktı. İrkildiğimi fark edip daha geniş sırıttı. O sırada çalıların arasından bir başka çocuk fırladı. Aslında onlara çocuk demeye bin şahit istiyordu. Hepsi de çok irilerdi. Leah hariç. Çocuk gelip Maria'nın beline sarıldı. " Hazır mısın?" dedi. Maria derin bir nefes aldı. " Sanırım bayılmam." Sonra çocuk, Jacob, bize baktı. Gözlerinde huzurla karışık sevinç vardı. " Eee... Hangisi nikah şahidin?" Bir anda Maria'nın gözleri hayretle açıldı ve sonra üzüntüyle kısıldı. " Kızlar..." diye başladı ama sözünü kestim. " Hoop! Beni hiç karıştırma. Zaten sen bir düğünden kaçıp ötekine gelinceye kadar aklım karıştı." Neşeyle gülümsedi. Sonra Sally'e el işareti yaptı. Sally sevinçle nikah masasındaki yerine oturdu. Jacob, Maria'nın sandalyesini çekti ve oturmasına yardım etti. Kafasıyla Seth'e dönüp hadi işareti yaptı. Seth de büyük bir sevinçle Sally'nin yanındaki yere oturdu. Sally biranda kızardı. Bunu gören Seth de daha çok sırıttı. O sırada yine bir çift gözü fark ettim. Embry, hala bana bakıyordu. Kafasını yana doğru eğmişti. Rahatsız olmuştum. Ona bakmamaya çalıştım. Ama bu imkansız görünüyordu. Ona bakmadan duramıyordum. Sanki gözlerim ona kilitlenmişti ve anahtarı da bulamıyordum. Bunu fark etti. Büyük sevimli bir gülümsemeyle bakışlarıma karşılık verdi. Uzun süre bu şekilde bakıştık. Diğerleri de bakışmaların farkındaydı. Ama nedense kimse itiraz etmiyor yada bu bakışları bozmak istemiyor gibiydi. Nihayet bir motor sesiyle ikimizde yerimizden sıçradık. Jacob ve Maria çoktan evlenmiş ve arabayla gidiyorlardı. Bunu görünce ikimizde yeniden gülümsedik. Tam tekrar dalmak üzereydik ki, Sally önüme geçti. " Eee... Biz nerede kalacağız? Senin bir bilgin var mı?" Hayır anlamında kafamı salladım. O sırada Embry atıldı. " Bizde kalabilirsiniz. Oldukça boş yerimiz var. Artık Jake ile ikimiz kalıyorduk. Ama görünüşe göre onun artık yeni bir evi var." Ben kafamı olur anlamında salladım. " Tabii ki çok isteriz. Değil mi Sally?" dedim. Sonra da yavaşça ayağına bastım. Ağzından hafif bir inilti çıktı. Ama bunu kimse önemsemedi. " Evet, tabii" diye geveledi. Gülümsedim. Herkesin kahkahalarını bastırmak için dudaklarını ısırdıklarını da o an fark ettim. Embry, nazikçe bize arabasını gösterdi. Beraber arabaya bindik. Evi çok uzak değildi. Kapımı benim için açtı ve eve kadar eşlik etti. Sally de arkada gülmemek için kendini zor tutuyordu. Embry, kapıyı açıp ışıkları yaktı. Evi bir bekar evine göre çok düzenliydi. Üstelik o bir de kurttu. Bize yatacağımız yeri göstermek için yukarı çıktı. " Odamız blo. Sally, sen burada kalacaksın." eliyle bir kapıyı gösterdi. Sally kafasını sallayıp hemen odaya geçti. Kapıyı hızla çarptığını duyduk. Bana da başka bir oda gösterdi. " Sende burada kalabirsin, Frankie." dedi masumca. Birşey dememi bekliyor gibiydi. Ama ne demem gerektiğini bilmiyordum. " Bana odayı gösterir misin? Yanimda eşya getirmedim de." Umutla ve içtenlikle gülümsedi. " Tabii." Kapıyı açtı ve içeri geçtik. " Yatak burada. Burada da Leah'dan birşeyler bulabilirsin. Duş almak istersen şurada bir banyo var." Son cümlesini utanarak söylemişti. Birden heyecanlandım. Hemen çıkıp gitti. " İyi geceler!" dedim arkasından. Dolaba bakıp giyecek birşeyler aradım. Mor bir pijama takımı bulup üstüme geçirdim. Yavaşça yatağa uzandım. Bugün olanları düşünüp, isimlendirmeye çalışıyordum. Onu görüşüm, beni görüşü, dudaklarının sıcaklığı, uzun ve anlamsız bakışmamız, hemen evine gitmemizi teklif etmesi, benim de hemen kabul edişim ve heyecanlanışım... Sonunda bunun ne olduğunu anlamıştım. Bunu yıllarca, Barbara'dan, Sally'den ve Marianna'dan dinlemiştim. Bu o havalara uçuran ve anında yerin dibine sokan duyguydu. Aşk'tı...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
lütfen bloga brz önem verin pls-Drew executioner
YanıtlaSil